Çatıda nem ve küf neden olur?
Çatı arasında ya da tavanda görülen nem ve küf, birçok kişinin sandığı gibi her zaman bir su sızıntısından çıkmaz; çoğu zaman asıl neden yoğuşma ve yetersiz havalandırmadır. Bu iki farklı kaynağı ayırmak önemlidir, çünkü çözümleri de birbirinden farklıdır.
Birinci kaynak gerçek su sızıntısıdır: kayan kiremit, çatlamış mahya ya da baca dibinden giren yağmur suyu ahşabı ıslatır ve zamanla küf oluşur. Bu durumda nem belli noktalarda yoğunlaşır ve genelde yağıştan sonra belirginleşir. İkinci ve daha sinsi kaynak yoğuşmadır: evin içindeki sıcak ve nemli hava (mutfak, banyo, insan nefesi) yükselip soğuk çatı yüzeyine değince su damlacıklarına dönüşür. Dışarıdan tek damla su girmese bile, çatı arası bu içeriden gelen nemle ıslanır. Havalandırma yetersizse bu nem dışarı atılamaz, ahşapta ve yalıtımda birikir ve küfün önünü açar.
Bandırma'da bu sorun belirgindir, çünkü Marmara'nın deniz havası zaten yüksek nemli. Dışarısı nemliyken çatı arası da havalandırılmıyorsa, yoğuşma ve küf için ideal bir ortam oluşur; özellikle güneş görmeyen kuzey yüzeylerinde ve kapalı çatı aralarında bu daha hızlı ilerler. Küf sadece görüntü ve koku sorunu değildir; ahşap altyapıyı çürütüp çatının ömrünü kısaltır ve yaşam alanına kadar inebilir.
Doğru çözüm, önce nemin kaynağını ayırmaktan geçer. Sorun gerçek bir su girişiyse çatı onarımı ile kaynağı bulup kapatıyoruz. Nem yoğuşmadan geliyorsa asıl çözüm havalandırma ve ısı yalıtımıdır; çatı izolasyonu ile çatı arasındaki sıcaklık farkını ve nem birikimini azaltarak küfün tekrar oluşmasını önlüyoruz. Hangisinin geçerli olduğunu yerinde keşifle netleştiriyoruz.